Uluslararası reyting kurumu Fitch’in Kıdemli Direktörü Paul Rawkins, Türkiye adına ekonomide en önemli risklerin cari açığın artması ve sermaye akımının gerilemesi olduğunu vurguladı. Rawkins, bu risklerin resesyonun (durulma) nedeni olduğunu dile getirdi.Fitch, ‘Türkiye Kredi Görünümü 2013’ konulu bir toplantı tertip etti. Ekonomi aktörlerinden ilgi gören toplantıya Fitch Kıdemli Direktörü Paul Rawkins, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Turalay Kenç, Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Daire Başkanı Arda Ermut, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ile Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Murat Üçer de katıldı.Toplantıda ekonomi ile ilgili bir sunum yapan Paul Rawkins, ABD ve Avrupa ülkelerinde daralmanın devam ettiğini belirtti. Bu daralmadan Türkiye’nin de payını aldığını aktaran Rawkins, “Şu an ülke, mükemmel fırtınanın içinde değil ama yakınında.” dedi. Rawkins, cari açık ve sermaye akımında görülen gerilemenin en önemli riskler olduğuna işaret etti. İlaveten bu risklerin resesyon nedeni olduğuna temas etti.FED kararlarının ardından doların tavana vurduğuna, liranın önemli miktarda gerilediğine de değinen Rawkins, kurda aşırı oynamanın bitmediğini aktardı. Fitch Kıdemli Direktörü, bu manada para ile ilgili ilke ve kuralların yeniden ele alınması gerektiğini savundu. Paul Rawkins, ayrıca Türkiye’nin seçimlerde mali genişlemeye gidebileceğini iddia etti. Burada ihtiyatın elden bırakılmamasının önemine değindi. “GÖREVİMİZ İÇERİYİ DALGALANMALARDAN KORUMAK”TCMB Başkan Yardımcısı Turalay Kenç ise ekonomiyi FED’in muğlak kararlarından korumanın görevlerinden olduğunu anlattı. Şu aşamada dünyada genel bir dalgalanma olduğunu dile getiren Kenç, “Bu dönemde görevimiz içeriyi volatiliteden, dalgalanmalardan korumak.” dedi. Kenç, “Mayıs ayında başlayan şok geçici olur mu?” sorusu üzerine, “Bir kere sermaye akımları gelişmiş ekonomilerden gelişmekte olan ekonomilere ilerlemeye devam edecek. Tabii bu bütün olan bitenlerin fiyatlandığını da unutmamak gerekiyor. Yani şok geçici olacak. Çünkü temeller aynı, esaslar aynı.” karşılığını verdi. Kurun ekonomiye etkileri ile ilgili soruyu da “Faiz oranlarında bir artış var. Bunun yanında enflasyon rakamları tahminleri geçecek. Tahminlerimiz sene sonu için yüzde 6,2 idi, bu rakam aşılacak. Bunda kurun önemli bir rolü olacağı ortada.” diye cevapladı.”YATIRIMLAR ADINA OLUMLU BİR HAVA VAR”Yatırım, Destek ve Tanıtım Ajansı Daire Başkanı Arda Ermut, Türkiye’nin yabancı sermaye çekmeye devam ettiğini belirtti. Ülkeye gelen gelen yabancı firma adedinin arttığını söyleyen Ermut, bu aralar milli gelir ve yatırımlarda bir miktar toparlanma görüldüğünü kaydetti. 2013 rakamlarının 2012 gibi olacağını öne sürerek, “Yatırımlar adına Türkiye’de olumlu bir hava var. Örneğin 2012’de ülkede yapılan yatırım miktarı arttı.” ifadelerini kullandı. Yabancı yatırımların ülkenin yararına olacağını; cari açığın daralmasında önemli rol oynayacağını vurguladı.Ekonomiyle ilgili genel değerlendirmelerde de bulunan Arda Ermut, FED kararlarının ardından pek çok para biriminde sorun görüldüğünü; liranın görece iyi bir tablo ortaya koyduğunu savundu. Ermut, son olarak seçimlerde iktidarın popülist bir tavır takınmayacağı, mali disiplini koruyacağı taahhüdünde bulundu. İktidarın planlanan harcamalar yapacağını, sözüne sadık kalacağını dile getirdi. “TÜRKİYE KENDİNİ YENİ DURUMA ADAPTE ETMELİ” Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Murat Üçer de Türkiye’nin 2013 Mayıs ayına göre konum alması, kendini yeni duruma adapte etmesi uyarısı yaptı. ‘Türkiye Kredi Görünümü 2013’te mali tarafta cari açığı önleme yöntemleri sorulan Üçer, şöyle konutu: “Bizim, kronik tasarruf açıklarımız var. Tasarruflarda aşama alınmadığı takdirde özel sektör ile kısa vadede yapacaklarımız sınırlı. Türkiye’de kronik tasarruf açığının karşılanması ya da halledilmesinde mali plan yeterli faydayı sunmuyor. Gelirler, geçici istihdam etkileri ortadan kalkacak. Bakın Lehmann sonrası Türkiye’de harcamalarda 4 puan artış oldu. Bu trend devam edecek. Yani burada ihtiyatlı bir mali tavır gerekli.” Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ise Türkiye’nin borcunun milli gelirine oranının arttığı; ülkeyi Avrupa’dan ayıran bu unsurun yakında kaybolacağı ikazında bulundu.‘Türkiye’nin Kredi Görünümü 2013’te söz alan Fitch analistleri de sermaye akımlarına duyarlılığın, cari açığın ülkenin manevra alanını sınırlayabileceği görüşünde birleşti. Buna mukabil Türkiye’nin yatırımcıların ilgisin çekecek artıları bulunduğunu, büyümeye katkıda bulunacak ekonomik unsurları olduğunu ifade etti. CİHAN